Ben Sensizlikte Tutuklu Kaldım
Bu nasıl bir aşktır ki; görmeden sevdasına düştüğüm, dokunmadan dokunmuşluğun özlemiyle tutuştuğum,senden önce sensizlikle buluştuğum,gözlerimi ufuklara, sabrımı günlere aylara döşeyip beklediğim, umudum, geleceğim, herşeyim…
Bu ne sensiz bir aşk !
İşte yine sensiz, sessiz geçmek bilmeyen geceye doldurduğum senli hayallerle avutuyorum kendimi. Avunuyormuyum acaba?
Diyorum ya avuntu işte, yalnızlığıma teselli arıyorum.Bir şair, diyordu sevdiğine. Peki ya benim yalnızlığım,o nereden gelmişti? Ortada ne gelinen ne de gidilen bir yol bile yokken !
Uzaklarda aramıyorum seni geceleri, kalbimdeki tahtında otururken buluyorum çoğu zaman. Göz göze verip bütün fizik kanunlarını alt üst ederek başka bir aleme geçiyoruz birlikte. Hani derler ya, cennette yenilip içilmez bakarak doyulur, gözlerle alınırmış o eşsiz tatlar ve lezzetler. Bizde bunu yaşıyoruz orada,kendi alemimizde. Büyülenmiş gözlerle bakarken alıyorum bende , sana dokunmanın sarılmanın doyumsuz tadını ve hazzını. Gözlerden kalbe ordanda bütün hücrelerime yayılıyor bu tarifsiz duygu. Yine de bazen dayanamayıp daha fazlasını istiyor, ellerimi uzatıyorum sana. İşte o an tılsım bozuluyor. Sana dokunmak için uzanan ellerim havada kalırken, avuçlarıma dolan boşluğun sükutu hayaliyle tekrar o sensiz gecenin içinde buluyorum kendimi. Cennetinden sürülen Havva misali ama onunkinden daha ağır bir cezayla, yapayalnız!
Yine yeni bir teselli ararken bazen bir şarkı takılıyor dilime aşkımı anlatan. Mırıldanıyorum. Bazende bir ses bozuyor sessizliği. Bir kelime yada bir cümle senin sesinden kulağıma takılıp kalan. Onu dinliyorum bu defa, yüzlerce kez başa alıp yeniden. Bazende yolculuğa çıkıyorum mazilerin en güzeline. Ne bulursam alıp getiriyorum senli anılardan sensiz geceye. Uzayan gecelerin geçmeyen vakitlerini öldürebildiğim en etkili silahlarımdan biride onlar. Öyle büyük bir hazine ki hiç eli boş dönmüyorum ve o kadar değerliler ki her baktığımda bir başka güzellik buluyorum. Bir şeyi çok iyi öğrendim bu seyahatlerimde, baktığında gördüğün değil, gördüğüne nasıl baktığınmış önemli olan! Yeni bir şeyi keşfetmek güzel ama daha güzeli var olanı yeniden yeniden keşfedebilmek ve her bakıldığında yeni bir güzelliğinin keşfedilebildiği değerlere sahip olabilmekmiş. İşte bu yüzden eskimiyor paylaştığımız hiçbir şey, bu yüzden anılarımız hep dipdiri, capcanlı yaşıyor bizimle birlikte. Ne ben eskiyorum sende, ne de sen bende…
Gece uzun sabaha çoook var daha. Zamanla mücadelemde yorulduğumu hissettiği an yine üzerime çörekleniyor sensizlik ve her pençesine aldığında beni biraz daha sıkıp eziyor, canımı yakıyor. Özlemin en ağulusunu dayayıp dudaklarıma, içiriyor acısı saç uçlarımdan çıkıncaya kadar.
Varsın bildiği her eziyeti yapsın. Sen nefes aldıkça, umutlarım nefeslerinde yaşadıkça ağlamıyorum ağlamayacağım da. Sen’li sevinçlerimin konfetileri olsun o damlalar, mutluluğumun imzası olsun, sensizliğin acılığında düştüğü yeri yakan zehir taneleri değil.
Yazı müjdeleyen baharın ılık tatlı nisan yağmuru olsun, bereketi olsun bir ömür sürecek sen`li yaz`ımın. Şimdi baharımı bekliyorum. Biliyorum ki gecenin en karanlık anı şafağa, kışın en çetin zamanı bahara yakın olanıdır ve inanıyorum ki bu karlar eriyip ortadan kalkacak, dağılan sislerin arasından güneşim bana ulaştığında cemresi çoktan düşmüş umutlarım birer birer çiçek açacak.
Biliyorum, inanıyorum, bekliyorum…SENİ ÖZLÜYORUM…

Yorum yapın